Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde hizmet veren Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM), özel gereksinimli bireylerin eğitsel değerlendirme, tanılama ve uygun eğitim olanaklarına yönlendirilmesinde hayati bir sorumluluk üstlenmektedir. Bu süreçlerin bilimsel, sağlıklı ve çok disiplinli bir yaklaşımla yürütülebilmesi adına Aralık 2021 itibarıyla RAM bünyesine kadrolu olarak atanan fizyoterapistler; bedensel yetersizliği bulunan bireylerin performans değerlendirmesini yapmakta, destek eğitim hizmetlerine dair bilimsel görüş sunmakta ve Eğitsel Değerlendirme ve Tanılama Kurullarında diğer meslek mensuplarıyla eşit oy hakkı ve tam sorumlulukla görevlerini icra etmektedirler.
Kurul bünyesinde özel eğitim öğretmenleri ile fizyoterapistler farklı uzmanlık alanlarına sahip olsalar da yürütülen işin niteliği, taşınan sorumluluk ve kurul içerisindeki işlevleri eşdeğer düzeydedir. Ne var ki bu eşdeğer sorumluluğa karşın, aynı kurulda yan yana çalışan personeller arasında ciddi bir ücret eşitsizliği yaşanmaktadır. RAM’larda görev yapan fizyoterapistler ek ders ücreti ve eğitim-öğretime hazırlık ödeneği gibi eğitim çalışanlarına sağlanan mali haklardan faydalanamamaktadır. Bunun yanı sıra Sağlık Bakanlığı kadrosundaki emsallerinin yararlandığı teşvik ödemesi, yüksek taban aylık ve döner sermaye benzeri ek gelir imkânlarından da mahrum bırakılmışlardır. İki alanın da mali haklarının dışında kalan personelin yaşadığı bu gelir kaybının önlenmesi ve eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi amacıyla, ek ders benzeri telafi edici bir ek ödeme modeli geliştirilmeli ve eğitim-öğretim ödeneğine denk bir mali düzenleme yapılmalıdır.
Mali haklardaki mağduriyetin yanı sıra norm kadro ve yer değiştirme süreçlerinde de ciddi aksaklıklar baş göstermiştir. İlk atamalarda her merkeze bir norm verilmiş olmasına karşın, zaman içinde yeni açılan RAM’lar, artan hizmet yükü ve ayrılan personeller norm dengesini bozmuştur. Tayin dönemlerinde fizyoterapist normlarının açılmaması ya da kısıtlı tutulması, personelin Anayasal bir hak olan aile birliği (eş durumu) mazereti başta olmak üzere yer değiştirme taleplerinde büyük mağduriyetler yaratmaktadır. Bu tıkanıklığın aşılması adına her RAM bünyesinde en az bir fizyoterapist normunun güvenceye alınması, mazeret ve isteğe bağlı yer değiştirme süreçlerinin açık ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerekmektedir.
Öte yandan, fizyoterapistlerin RAM teşkilatı içerisindeki görev tanımı ve statülerinin mevzuatta daha sarih bir şekilde tanımlanması, alandaki belirsizliklerin ortadan kaldırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca göreve başladıkları 2021 yılından bu yana personelin mesleki gelişimine yönelik yeterli hizmet içi eğitim, çalıştay veya programın düzenlenmemiş olması, sahada ortak dil ve uygulama birliği kurulmasını güçleştirmektedir. Destek eğitim kararlarının niteliğini ve standardını artıracak ulusal çalıştayların ve kapsamlı hizmet içi eğitimlerin ivedilikle planlanması elzemdir.
Belirtilen tüm bu hususlar yeni bir ayrıcalık talebi olmayıp, Türk Eğitim-Sen olarak RAM’larda özveriyle görev yapan fizyoterapistlerin kamu hizmetini sürdürülebilir şekilde yürütebilmeleri için zorunlu kılınan haklı beklentilerdir. Söz konusu personelin mali hak kayıplarının telafi edilmesi, norm ve tayin mağduriyetlerinin giderilmesi, statü ve görev tanımlarının mevzuatla güçlendirilmesi ile mesleki gelişim programlarının hayata geçirilmesi hususunda gerekli düzenlemelerin yapılmasını hususunda; Milli Eğitim Bakanlığına yazılı talepte bulunduk.





