Talip Geylan

Kamudaki Şef Kadrolarının Ek Ödeme ve Özel Hizmet Tazminatı Mağduriyetleri Giderilsin! Bakanlığınız bünyesinde görev yapan birinci dereceye ulaşmış yükseköğrenim mezunu şef kadrolarının tamamının 3600 ek gösterge kapsamına dahil edilmesi, ayrıca özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranlarının diğer kamu kurumlarında görev yapan en yüksek orana sahip şeflerle aynı düzeye eşitlenmesi amacıyla mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması için çalışma başlatılarak konunun akıbeti ile ilgili sendikamıza bilgi verilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazılı talepte bulunduk.

İrfan KILINÇER

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında kamu hizmetlerinin düzenli, verimli ve kesintisiz yürütülmesinde birinci basamak yönetim kademesi olarak kilit bir rol üstlenen şeflerimizin mali ve özlük haklarında yaşanan kayıplar ile maruz kaldıkları eşitsizliklerin giderilmesine ilişkin talepler sendikamıza iletilmektedir.

Geleceğin savunma kabiliyetleri, güçlü ekiplerle şekilleniyor
Geleceğin savunma kabiliyetleri, güçlü ekiplerle şekilleniyor
İçeriği Görüntüle

Resim

Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında kamu hizmetlerinin düzenli, verimli ve kesintisiz yürütülmesinde birinci basamak yönetim kademesi olarak kilit bir rol üstlenen şeflerimizin mali ve özlük haklarında yaşanan kayıplar ile maruz kaldıkları eşitsizliklerin giderilmesine ilişkin talepler sendikamıza iletilmektedir.

Kamu bürokrasisinin mutfağında doğrudan iş ve işlem yürüten, idari süreçlerin koordinasyonunu sağlayan ve imza sorumluluğu taşıyan şeflerimizin üstlendikleri ağır idari ve hukuki sorumluluk ile elde ettikleri mali haklar arasında aleyhe bir ölçüsüzlük söz konusudur.

T.C. Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilerek, "Kanun Önünde Eşitlik" ilkesi güvence altına alınmıştır. Bu ilke gereğince, Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekle yükümlüdür.

Yine Anayasamızın “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49. maddesinde; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik: 3/10/2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”

"Ücrette Adalet Sağlanması" başlıklı 55. maddesinde ise; “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.” hükümlerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen Anayasa hükümleri, Devletin çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alacağını açıkça hüküm altına almıştır.

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin temel amacı da kamuda aynı unvan ve hiyerarşik kademelerde bulunan personelin mali haklarını dengelemek ve "eşit işe eşit ücret" ilkesini hayata geçirmektir.

Buna karşın uygulamada, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan şefler ile diğer kamu kurumlarında aynı unvanı taşıyan emsalleri arasında derin bir gelir adaletsizliği meydana gelmiştir. Bakanlığınız kadrolarındaki şefler için belirlenen özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranları diğer kurumlarda çalışan şeflerin aldıkları oranların çok altında kalmaktadır. Kurumlar arasında emsal unvanlar nezdinde ortaya çıkan bu bariz farklılıklar, çalışma barışını zedelediği gibi Anayasa’nın eşitlik ve ücret adaleti ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.

Diğer taraftan, kamu personel rejiminde gerçekleştirilen ek gösterge düzenlemeleri kapsamında hiyerarşik adalet ciddi biçimde örselenmiştir. Şef kadrosundaki personelin sevk ve idaresi altında çalışan sayman gibi unvanların 3600 ek gösterge kapsamına alınmasına rağmen, yönetim sorumluluğu taşıyan kamu şeflerinin bu haktan mahrum bırakılması izahı mümkün olmayan bir çelişki doğurmuştur. Maiyetinde çalışan personelden daha düşük ek göstergeye sahip kılınan ve netice itibarıyla hem çalışırken hem de emeklilik hakları bakımından astından daha düşük gelire mahkûm edilen kamu şefleri, mali ve özlük haklar bakımından hak kaybına uğratılmıştır.

Yukarıda izah edilen nedenlerle, şef kadrolarının yıllardır ötelenen mağduriyetlerinin giderilmesi ve Anayasa ile güvence altına alınan eşit işe eşit ücret ve adil gelir dengesi ilkelerinin tesis edilmesi amacıyla ivedilikle çalışma başlatılması gerekmektedir.

Bu doğrultuda; Bakanlığınız bünyesinde görev yapan birinci dereceye ulaşmış yükseköğrenim mezunu şef kadrolarının tamamının 3600 ek gösterge kapsamına dahil edilmesi, ayrıca özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranlarının diğer kamu kurumlarında görev yapan en yüksek orana sahip şeflerle aynı düzeye eşitlenmesi amacıyla mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması için çalışma başlatılarak konunun akıbeti ile ilgili sendikamıza bilgi verilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazılı talepte bulunduk.